Ş ile kelimeler
Bu harfte toplam 71 kelime var. Sozlukteki toplam madde sayisi: 11461.
- ŞabanBingöl ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
- şadsevinçli, neşeli
- şafakGüneşin doğmadan az önce beliren aydınlık, aurora
- şahsenkendi, bizzat
- şahsiyetkişilik, belirgin özellik
- şahısçekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık
- şaibeArt düşünce
- şairşiir söyleyen veya yazan kimse
- şakagüldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket ya da söylenen söz, latife
- şakakalın, yanak, göz arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu ölge
- şakihaydut, eşkıya
- ŞakirŞükreden, nankörlük etmeyen halinden memnun olan, şükreden kimse
- şakşukaBiber, domates, patlıcan gibi sebzeleri kavurup üzerine sos dökerek hazırlanan bir tür meze.
- şalgenellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir yün kumaş
- şalvargenellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan geniş bir tür pantolon
- şamamaGüzel kokulu bir tür kavun.
- şangösteriş, gösterişlilik
- şanlıTanınmış, ünlü.
- şapBirden yere düşme veya çarpma sırasında çıkan ses
- şarapüzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki
- şarkiDoğuyla ilgili doğuya özgü olan, doğu
- şartolması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey
- şayanuygun, yaraşır, değer, layık
- şaşaaGörkem, gösteriş
- şefaatAracılık, af için vesile olmak, yardım etmek.
- şefkatkoruma, acıma ve esirgeme duygusu ile karışık olan sevgi, sevecenlik, müşfiklik
- şehadetşahitlik, tanıklık
- şehitKutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse.
- şehlaSiyaha çalan mavi (gözlü kadın)
- şehvanikösnül, şehvetle ilgili
- şehvetcinsel istek, kösnü
- şekerağzı tatlandırmak ve çaya katılan küçük beyaz besin ögesi
- şekerpareÇok tatlı bir kayısı çeşidi
- şekilbiçim, form
- şeklenbiçimce, şekilce
- şekvaYakınma, sızlanma, şikâyet
- şelalebüyük çağlayan
- şemsiyebir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya
- şerfenalık, kötülük
- şer'îİslâm hukukuyla (şer'atla) alakalı
- şeraitşartlar, koşullar
- şerbetPişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire.
- şerefbaşkasının birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer
- şerefeMinarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- şerhaçıklama, yorum
- şeriatKur'an'daki ayetlere, İslâm Peygamberi'nin sözlerine dayanan İslâm kanunu.
- şerifkutsal, şerefli
- şevinişli yer, bayır
- şevvalHicrî takvime göre senenin 10. ayı
- şeyeşya, hâl, iş, madde, olay, söz v.s.'nin yerine kullanılan, belirsiz mânâsı olan bir kelime
- şeyhtarikat lideri
- şeytaninsanlara kötülük yaptırmak için çaba gösteren, bir cin topluluğuna verilen ad
- şiddetbir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik
- şifaiyi olma, kurtulma ,iyileşme
- şifregizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod
- şiirZengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi; manzume, nazım
- şikâyethoşnutsuzluk belirten söz veya yazı, yakınma, yakıntı, ağlantı, şekva
- şirinsevimli, cana yakın, sevimli, sevecen, tatlı, hoş
- şirkAllah'a eş ve ortak koşma, isnat etme
- şirretkavga çıkarmaktan hoşlanan, edepsiz
- şivesöyleyiş özelliği
- şubatartık yıllarda yirmi dokuz diğerlerinde yirmi sekiz gün süren, yılın ikinci ayı, gücük, gücük ay, kücü
- şulealev, yalım
- şurupçok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet
- şuurİnsanın kendisini ve çevresini tanıma kabiliyeti.
- şöhrettanınmış, ünlü kimse
- şûrabir alanla alakalı olarak oluşturulan danışma heyeti
- şükranIyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık
- şükürTanrı'ya duyulan minneti dile getirme
- şümuliçine alma, kaplama, kapsama
- şüphedüğünden bir önceki gün