T ile kelimeler
Bu harfte toplam 465 kelime var. Sozlukteki toplam madde sayisi: 11461.
- taaccüpşaşma, hayret etme
- taaffünKokuşma, pis kokma
- taahhütbir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
- taammüdenbilinçli bir biçimde, önceden tasarlayarak; bile bile, kasten
- taannütayak direme, direnme, direnim
- taarruzbir şey veya bir kimse üzerine şiddetle saldırma
- taassupBir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünememe durumu, bağnazlık.
- taaşşukKarşılıklı âşık olma
- tabakTabak, kâse
- tabakakatman, kat
- tabakhâneTabak atölyesi
- tabanTaban, dip
- tabasbusGülümseme
- tabassumGülümseme
- tabiatDoğal özellik
- tabiielbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak
- tabiphekim, doktor
- tablTabela, levha
- taburTabur, bölük topluluğu
- tabyaTahkimat, siper
- tabîTabi, uyan
- tabîbHekim
- tabîiyyâtTabii ilimler
- tabîrYorum
- tabûtTabut
- tacTaç
- tacirTüccar
- taciztedirgin etme
- tadilatdeğişiklikler
- tadmînDahil etme
- tadrisÖğretim
- tadârükTedarik
- tadıkTadık, deneme
- tadılDeğiştirme
- tafahhusâtSorgulamalar
- tafkîrDüşünme
- taflangülgillerden, 2-6 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç, karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus), karayemiş de denilen, üzüm büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit ağaç, karayemiş
- tafsilAyrıntı
- tafsîlAyrıntılı açıklama
- tafsîlâtAyrıntılar
- tahaffuzKorunma
- tahaffuzhaneSefer sırasında, yolcu ve gemi adamları arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu
- tahakkukGerçekleşme
- tahakkümHâkimiyet, baskı
- tahammüldayanma, katlanma
- taharetemizlik, temiz olma
- taharrîArama
- taharrüşSaldırganlık
- tahassunSilahlanma
- tahassüsHissiyat
- tahatturHatırlama
- tahavvülDönüşme
- tahayyülHayal etme
- tahditsınırlama, çevreleme, çevresini daraltma
- tahfifHafifletme
- tahinSusam tohumlarının kavrulup öğütülmesiyle yapılan koyu kıvamlı, yağlı yiyecek.
- tahkikaraştırma, soruşturma
- tahkikatSoruşturma
- tahkimkuvvetlendirme, sağlamlaştırma
- tahkimatBir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek dayanıklılığa getirmek için yapılan her türlü haberleşme, hendek, siper gibi savunma tesisleri
- tahkirOnur kırma
- tahliyeCezaevinden çıkmak
- tahlîfBozma
- tahlîlÇözümleme
- tahminîtahmine göre
- tahmisNakışlı kumaş
- tahmîlYükleme
- tahnîtTuzlama
- tahribatyıkıntılar
- tahrikcinsel isteği, duyguları uyandırma, artırma
- tahrikâtkışkırtmalar
- tahripkırıp dökme
- tahrirenYazıyla, yazılı olarak
- tahrirîYazılı, yazı ile.
- tahrîbTahribat
- tahrîfTahrif, bozma
- tahrîrYazma, düzenleme
- tahrîsKızdırma
- tahsilatalacakların ve vergilerin toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması
- tahsildarVergi memuru
- tahsisatbir kişiye, bir kuruluş veya topluluğa ayrılmış para, ödenek
- tahsîlTahsil, toplama
- tahsîsTahsis, ayırma
- tahtHükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
- tahvilatdeğişimler
- tahşîdTeşvik
- tahşîyeDüzenleme
- takMillî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer:
- takasdeğiş tokuş
- takatbir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet
- takbihçirkin görme
- takdimsunma, arz etme
- takibatKovuşturma
- takipyakalamak, yetişmek veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme
- takkeince kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık
- taklaElleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp vücudu üstten aşırtarak öne veya arkaya yapılan dönme hareketi; cumbalak.
- taklidîTaklit yoluyla yapılan
- takribenaşağı yukarı
- takrirKarar, hüküm
- taksimparçalara bölme, bölüştürme
- takvaAllah korkusuyla O'nun yasakladığı şeylerden, günah ve haram olması ihtimali bulunan şüpheli hâllerden, lüzumsuz şeylerden korunma
- takvimyapılacak bir işin türlü merhalelerini zamana bağlı olarak gösteren program.
- takyitSıkılaştırma, pekiştirme
- takımGrup, ekip
- talepistem, istek
- taliikinci derecede olan, ikincil
- talimÖğretim, talim
- talimatGörevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar
- talipİsteyen, istekli
- tamAmerikan doları, para birimi $
- tamambitmiş, tamamlanmış
- tamamenbütün olarak, büsbütün
- tamimGenelge
- tamkinÖlçülülük
- tamzaraDüzen, intizam
- tanazzurBekleyiş, gözetleme
- tandıryere çukur kazılarak yapılan bir çeşit fırın
- taneHerhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça
- tanzifTemizleme, düzenleme
- tanzimSıraya koyma, sıralama, nizamlama
- tanzimatDüzenlemeler
- tarafYan, taraf
- tarassuhGözetleme
- tarassülİnceleme, tetkik
- tarassütDenetim
- tarhunBileşikgillerden, hekimlikte kullanılan, ıtırlı bir bitki (Artemisia dracunculus).
- tarifBir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme.
- tarifeFiyat gösteren çizelge:
- tarihîtarihe dâir
- tarikAkıl için tarik birdir
- tarsTarsus bezi
- tarsiyeDüzenleme
- tarsîDüzenleyen
- tartîlAğır okuma
- tartûbDüzen sırası
- tarzözel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr
- tarîhTarih, zaman
- tarîkatYol, tarikat
- tarîzEleştiri, ayıplama
- tarîzâtEleştiriler
- tasaüzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam
- tasarrufKullanım, tasarruf
- tasavvufİrfan yolu
- tasavvurzihinde canlandırma
- tasdikonaylama, doğrulama
- tasdîhatDoğrulamalar
- tasfiyeArındırma, tasfiye
- tasfîyeTemizleme
- tasgîrKüçültme
- taslîkOnaylama
- taslîmTeslim
- tasnifsınıflandırma
- tasnîhatSınıflandırma işleri
- tasrihaçıkça söyleme, belirtme
- tasrîfHarcama, sarf
- tasrîhatAçıklamalar
- tastîrÖrtme, gizleme
- tasvipbir düşünce veya davranışın doğru olduğunu belirtme, onama, uygun bulma
- tasvirBetimleme, resim
- tatbîkUygulama
- tatfîfeksiltme, hile
- tatilDinlenme, tatil
- tatminDoyurma, yetinme
- tavayağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
- tavassutaracılık, ara bulma, aracılık etme
- tavazzuTevekkül, alçakgönüllülük
- tavfÇevirme, dolaşma
- tavikErteleme
- tavizÖdün, taviz
- tavsifNitelendirme
- tavsiyeÖğüt, tavsiye
- tavusSülüngillerden, erkeğinin tüyleri uzun, kuyruğu parlak, güzel renkli, acı ve tiz sesli, süs hayvanı olarak beslenen bir kuş (Pavo)
- tavzihaçıklama, aydınlatma
- tavâfKâbe çevresinde dönme
- tavâzunDenge
- tavırdurum, vaziyet, hâl
- tayançDayanak
- tayfagemide bulunan, türlü işlerde çalıştırılan sefer işçileri, mürettebat
- tayinbelirleme; göreve atama
- tayr(C.: Atyâr-Tuyur) Kuş.
- tayyibeİyi, güzel
- tayyârHızlı, uçan
- tayyûnBelirleme
- tayınErzak
- tayınhaneErzak ambarı
- tazallümZulüm görme
- tazammunİçerme, kapsama
- tazarruYalvarma
- tazarruatYakarışlar
- tazarrüİhtiyaç, muhtaçlık
- tazayüdArtış
- tazelemekYenisiyle veya tazesiyle değiştirmek
- tazhibAltın yaldız süsleme
- tazhirGösterme, teşhir
- tazimsaygı gösterme, ululama
- taziyeölen kimsenin yakınlarına başsağlığı dileme, taziyet
- tazkiyeArıtma
- tazminKarşılık ödeme
- tazminâtTazminat
- tazrîbKırbaçlama
- tazvîrÇarpıtma, iftira
- tazvîrâtİftiralar
- tazyiksıkıştırma, darlaştırma
- tazıgenellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
- tağyirDeğiştirme, başkalaştırma
- tağşiş(bir şeyin içine başka bir madde) Karıştırma, katıştırma
- tebcîlİkram, şereflendirme
- tebdîlDeğiştirme
- tebdîl-i kıyâfetKılık değiştirme
- tebeddülBir durumdan başka bir duruma geçme.
- tebellüğBildirim
- teberrüKaçınma
- teberrükSevinç gösterme
- tebessümGülümseme
- tebliğbildirme, duyurma
- teblîğâtDuyurular
- tebrîkKutlama
- tebyîzBeyazlatma, düzeltme
- tecavüznamusuna saldırma, sarkıntılık
- teceddütYenilik, yenileşme
- tecessümboyut kazanma, cisimlenme
- tecessüsmerak etme, araştırma.
- tecritayırma, ayrı bir tarafta tutma
- tecrübedeneyim
- tecvitKur'an tilavetinde ses ve durak kuralları
- tecâhülBilmezlikten gelme
- tecânüsBenzeşme
- tedarikaraştırıp bulma
- tedaviçeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi
- tedbirönlem
- tedhişKorku salma, yıldırma, terör.
- tedricenyavaş yavaş, azar azar, derece derece, giderek
- tedricîDerece derece, yavaş yavaş olan
- tedvirçevirme, döndürme
- tedvirenYönetmekle görevli olarak
- teessüfAcınma, yazıklanma, yerinme
- teessüfatDuygulanımlar
- teessürüzüntü, etkilenme
- teessüratEtkilenmeler, duygular
- teessüskurulma, oluşma
- tefzilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı, def
- tefahhusSorma, tahkik
- tefahümAnlaşma, mutabakat
- tefavütFark, uyumsuzluk
- tefecilikFaizcilik
- tefekkürderin düşünme
- tefekküratDüşünceler
- tefessühSoysuzlaşma.
- tefrikayırma, fark etme
- tefrikagazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi
- tefritHerhangi bir konuda geride kalma, yeterli ölçüde olmama durumu, ifrat karşıtı.
- tefsirKur'an açıklaması
- tefvizDevretme, havale etme
- tefvizatDevredilen işler
- tegafürAffetme, bağışlama
- tehacümhücum etme
- tehallümHak iddia etme
- tehcirSürgün etme
- tehditgözdağı, korkutma, yıldırma
- teheyyücCoşku, heyecan
- tehirerteleme, geciktirme
- tehlikeBüyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhatara, dokunca, sakınca.
- tehyicUyarma, canlandırma
- tehzilAlay etme
- tekabülKarşılık olma, karşılama
- tekaffünKarşılıklı bağışlama
- tekamülOlgunlaşma, evrim
- tekasüfTevekkül, sade yaşama
- tekaütEmekliye ayrılma , emeklilik
- tekbirAllah'ın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve Allâh-u Ekber sözü ile başlayan duanın adı.
- tekellümKonuşma
- tekemmülOlgunlaşma, yetkinleşme
- tekerümSöylenme, rivayet
- tekfirKâfir ilan etme
- tekfiratKâfir sayma olayları
- tekhirErteletme
- tekitKuvvetleştirme, sağlamlaştırma, üsteleme
- tekmilTamamlama
- tekrimİkram, şereflendirme
- tekrirTekrar ettirme
- teksifYoğunlaştırma, azaltma
- teksirçoğaltma
- tekvinoluşturma, var etme, yaratış, yaratma
- telaffuzSöyleyiş
- telakiKarşılaşma, buluşma
- telakkiKabullenme, anlayış
- telaşherhangi bir sebeple acelecilik
- telbisGizleme, karıştırma
- telefYok etme, öldürme
- telefatcan ve mal kaybı
- telhisÖzetleme
- telifKitap yazma veya derleme
- telifatTelif edilen eserler
- telifiBirleştirme, ödeme
- telinLanetleme
- telkinFısıldama, öğretme
- tellalherhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kişi, çağırtmaç
- temadiSüreklilik
- temasdeğme, ilişki kurma
- temasükBağlılık, teminat
- temattünBenzerlik gösterme
- temayülbir kişiye veya bir şeye ilgi duyma
- temayüzBaşkalarına göre üstün duruma gelme, sivrilme, seçkinleşme
- tembeliş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan, üşengeç, üşengen, ayyar
- tembihbir şeyin belli biçimde ve yolda yapılmasını söyleme, bunu üsteleyerek hatırlatma, uyarı, uyarma
- temellükSahiplenme, mal edinme
- temerritTemerrüt, gecikme
- temerrütÖdeme geciktirme
- temessülÖrnek alma, benzetme
- temettuatGelir kayıtları
- temevvücDalgalanma, coşma
- temeyyizAyırt etme
- temeyyüzSeçilme, öne çıkma
- temhilBırakma, havale
- temhirKapatma, örtme
- teminkorkusunu giderme, inanç verme
- temizkirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde
- temkinölçülü ve dikkatli davranış
- temkinatİhtiyatlı davranışlar
- temlîkDevretme (mal)
- temrinTekrar ettirerek alıştırma, el yatkınlığı kazandırma; egzersiz
- temsilBirini veya bir şeyi temsil etme
- temsilîBir şeyi göz önünde canlandıran, temsille alakalı
- teninsan vücudunun dış yüzü, cilt
- tenakusAzalma
- tenakuzÇelişki
- tenasühSoy bağlantısı
- tenasülcinsi çoğalma, üreme
- tenasüpUyum, mizan
- tenbihUyarma, ikaz
- tencereiçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
- teneffüsnefes alıp vermek
- tenekeyumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac
- tenevvüatÇeşitlilikler
- tenevvürÇeşitlilik, renklilik
- tenezzülKendine aykırı düşen bir işi veya durumu kabul etme, alçalma, inme, aşağılama.
- tenfizİcra etme, dağıtma
- tenhaKalabalık olmayan.
- tenkilAzaltma, eksiltme
- tenkisazaltma, eksiltme
- tenkisatKısaltmalar, eksiltmeler
- tenkitEleştirme, eleştiri
- tenvirAydınlatma, açıklama
- tenviratAydınlatmalar
- tenzihArılama, kusur kondurmama
- teokrasiTanrı yönetimi
- terakkiilerleme, yükselme
- terakümBirikme, yığılma
- teraziağırlık ölçmeye yarayan araç, mizan, baskül, kantar, vezne
- terbiyebazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma
- tercemeÇeviri
- tereddütKararsızlık, duraksama
- tereyağısütten çıkarılan taze yağ
- terhisgörev bitimi
- terkBırakma, ayrılma
- terkipbirleşim, birleştirme, bir araya getirme
- tersaneGemi yapılan ve onarılan yer; gemilik, tezgâh, dok
- tertipdüzen, sıralama
- tesadüfyalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- tesadüfenrastlantıyla
- tesadüfiRastlantısal
- tesanütDayanışma, omuzdaşlık
- teselliavunma, avuntu, avunç
- tesettürkadınların kapalı bir şekilde giyinmesi
- tesiraksi tesir
- tesiskurma, oluşturma
- teskinAcı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma.
- teslimverme; kabul etme
- teslimiyetboyun eğme
- tespihAllah’ı yüceltmek veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genellikle otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.
- tespitbelirleme, saptama
- tetkikinceleme, araştırma
- tevafukBirbirine uyma, uygun gelme
- tevakkufdurma, duraklama, eğleşme
- tevarüsBir kimseden miras kalma, mirasa konma
- tevazualçak gönüllülük
- tevcihYöneltme, isnat etme
- tevditeslim etme, verme
- teveccühyakın ilgi, yöneliş
- tevekkeliboşuna, boş yere, sebepsiz olarak
- tevekkülAllah'a dayanma
- tevessülbaşvurma, bir yola müracaat etme
- tevfikuydurma, uygun düşme; başarıya erişme
- tevhidbirleştirme; birlik anlayışı
- tevhittek tanrıcılık
- tevkifbir suç dolayısıyla birini tutuklama
- tevkilVekil etme
- tevlitDoğurma, doğurtma
- tevsigenişletme
- tevziDağıtma, üleştirme
- teyakkuzgöz açıklığı, tedbir, uyanık olma, uyanıklık
- teyitdoğrulama, pekiştirme
- teyzeAnnenin kız kardeşi; ana yarısı, anne yarısı.
- tezahürortaya çıkma, görünme, oluşma
- tezatkarşıtlık, karşıt olma, zıtlık, çelişki, kontrast, antagonizma
- tezekkürDüşünme, hatırlama
- tezellülAşağılanma
- tezgâhGenellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa:
- tezgâhtarkahve, gazino ve mağaza gibi yerlerde tezgâhta duran, satış yapan kimse
- tezhipbezeme, süsleme
- tezkereBir iş için izin verildiğini bildiren resmi belge
- tezkireHatırlatma; edebiyat biyografisi
- tezkiyeArındırma, temizleme (manevi)
- tezyifKüçük düşürme
- tezyinSüsleme
- teâlîYüceler
- teâmYemek
- teârüzKarşılaşma
- teâsüfÜzüntü
- teâvünYardımlaşma
- teçhizDonatma, donatım
- teçhizatteçhiz etmeye yarayan gereçler
- teşbihBenzetme
- teşbihatÖvgü sözleri
- teşbihliBenzetmeli
- teşciDestekleme, yardım etme
- teşciatDestekler
- teşdidSıkılaştırma, pekiştirme
- teşditSıkılaştırma
- teşebbüatGirişimler
- teşebbühBenzemek
- teşebbüsgirişim
- teşekkülOluşum, teşekkül etme
- teşekkürŞükretme, minnettarlık
- teşekkürleryapılan bir iyilik nedeniyle duyulan borçluluk duygusunu ifade etmek
- teşerrüfTanışma, haberdar olma
- teşhirSergileme, gösterme
- teşhistanı koyma, belirleme
- teşkiloluşturma, meydana getirme
- teşkilatOrtak bir gayeye hizmet etmeyi hedefleyen, ortak çalışma düzenine sahip, kendi verimini yönetebilen toplumsal düzen; kuruluş, kurum, müessese, organizasyon, örgüt
- teşmilGenişletme, yayma
- teşmilatGenişletilmiş hükümler
- teşriKoyma (kanun), şerh etme
- teşrifOnurlandırma, ağırlama
- teşrifatTören ve protokol işleri
- teşrifatlıTörenli, resmi
- teşrihAçıklama, anatomi anlatımı
- teşriiYasama ile ilgili
- teşrikyaptığı işe bir kişiyi ortak etme
- teşrinEski takvimde ekim ve kasım ayları için kullanılan ortak isim
- teşvikYüreklendirme, yönlendirme
- teşvikatTeşvikler, özendirmeler
- ticaretürün, mal vb. alım satımı, mal alıp kârını üstüne koyarak satma
- ticariticaretle ilgili, ticarete ilişkin, tecimsel
- tiftikAnkara keçisinin uzun, parlak ve yumuşak kıllarından elde edilen hayvansal kıl kökenli doğal elyaf türü
- timsahsürüngenlerden, sıcak bölgelerin akarsularında yaşayan, kalın derili, uzun kuyruklu, iri hayvan
- tizince, keskin
- tohumbitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bitki oluşmasını sağlayan tane
- topyekûneksiksiz, toplam, toplu olarak
- tortulTortu niteliğinde olan.
- tuhafşaşılacak, garip
- tâcirzâdeTüccar oğlu
- töhmetbirine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama
- tövbeİşlediği bir günah veya suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verme.
- tüccarticaret yapan, ticaretle uğraşan kişi, tacir
- tülbentİnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez.
- türbanİnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü.
- türbeGenellikle ünlü bir kimse için yaptırılan ve içinde o kimsenin mezarı bulunan yapı
- tıbbitıpla ilgili, hekimlikle ilgili
- tıfılKüçük çocuk.
- tılsımTabiatüstü işler yapabileceğine inanılan güç.
- tımaryara bakımı
- tıphastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü, sağlık bilimleri dalı, tababet
- tıpkıTıpatıp, aynı, tamamıyla
- tığdantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş.