V ile kelimeler
Bu harfte toplam 54 kelime var. Sozlukteki toplam madde sayisi: 11461.
- vaatBir işi yerine getirmek için verilen söz.
- vaazBir kimsenin kalbini yumuşatacak şekilde söz söyleme.
- vacipyapılması gerekli olan iş
- vadiiki dağ arasındaki geçit
- vahaçöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı ve önemi suyun niceliğine bağlı olarak değişen tarım veya yerleşme bölgesi
- vahametGüçlük, korkulacak tehlikeli durum.
- vahimağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
- vahiyBir kanun veya fikrin Tanrı tarafından bir melek vasıtasıyla peygamberlere bildirilmesi
- vahşiyabani, barbar, yırtıcı
- vaizİbadet yerlerinde öğüt niteliğinde dinî konuşmalar yapan kimse; öğütçü.
- vakahadise, olay
- vakitbir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
- vakurağırbaşlı, onurlu
- vakıfbir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kişi tarafından bırakılan mülk, para
- valibir ili ya da federal devletlerde bir eyaleti devlet tüzel kişisini temsilen yöneten en üst düzey idari amir, ilbay
- valideOnaylanmış, doğrulanmış
- vallahi"Tanrı şahidim olsun ki" ya da "Tanrı hakkı için." anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi.
- varidatDevlet ve kamu tüzel kişileri tarafından toplanan kamusal gelirler
- vasiölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse
- vasiyetBir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey.
- vasılulaşan, varan
- vazifegörev
- vaziyetdurum, tavır, hâl
- vazıhAçık, aydın, belli
- vaşakkedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan çok yırtıcı hayvan
- veİki kelime ya da iki cümle arasına girerek aralarında ön ve arkadaki cümlenin şart olduğunu anlatan söz
- vebahasta sıçanlardan insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü hastalık
- vecizkısa ve etkili (ifade, söz), lakonik
- vedaayrılırken birbirine esenlik dileme
- vefasevgiyi sürdürme, sevgi bağlılığı
- vekilbir görevde, asıl görevlinin yerine bakan kimse
- vekâletvekil olma, başkasının yerine bir işe bakma
- vekâletenyetkideş olarak
- vekâletnameBir kişiye başka bir gerçek ya da tüzel kişi adına hareket etme yetkisi veren, noter tarafından düzenlenmiş belge
- veletOğul, çocuk
- veliaziz, eren, ermiş, evliya
- veliahtBir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse.
- velinimetBirine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse
- verasetsoya çekim
- veremHerhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık; ince ağrı, ince hastalık, tüberküloz.
- veresemirasçılar
- vesaikBelgeler, °vesikalar.
- vesaireve başkaları
- vesilesebep, bahane
- vesselam"İşte o kadar", "son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz.
- vezirOsmanlıda bakanlık ve valilik gibi önemli görevleri yerine getiren ve paşa ünvanlı olan kişi
- veznebanka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer
- veznedarBanka veya bir kuruluşta para alan, ilgili ödemeleri yapan ve işlemlerin kaydını tutan kişi; vezneci
- vicdankişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
- viranYıkık, harap
- vukuolma, meydana gelme
- vuslatSevgiliye kavuşma.
- vârisKendisine miras düşen, mirasçı, kalıtçı, miraslı
- vücutİnsan veya hayvanda beden, baş, kol ve bacakların oluşturduğu bütün; eğin, ten